DESIGNED BY MIXWEBTEMPLATES
057665
Bugün
Dün
Bu Hafta
Geçen Hafta
Bu Ay
Geçen Ay
Tüm Günler
95
508
1842
53405
5936
11267
57665

Your IP: 54.81.110.114
2017-10-20 01:38

Özel Haber&Tanıtım

Arch Linux

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 
Birçok Linux dağıtımı, daha geniş bir kullanıcı yelpazesine ulaşmak adına; grafiksel kurulumu tercih etmektedir. Ama Arch Linux değil; çünkü Arch teknik karmaşıklığın (aslında) basitliğini, genel kullanılabilirlik/erişilebilirlikten daha önde tutuyor." --Richard Hillesley.

"Bir tasarımcı, mükemmele ulaştığını; eserine eklenecek hiçbir şey kalmadığında değil, eserinden çıkarılabilecek hiçbir şey olmadığında anlar." --Antoine de Saint-Exupéry.

Arch Linux, i686 ve x86-64 mimarileri üzerinde çalışmak üzere uyarlanmış hafif bir Linux dağıtımıdır. Arch BSD tarzı girdi sistemi kullanır ve kendine özgü "pacman" paket yöneticisine sahiptir, güncellemelerinde düzeltilmiş versiyon yayınlamaktan ziyade rolling release (her zaman güncel) gelişim sistemini kullanır. 

[Rolling release güncelleme sistemi, bir kere kurulum yaptıktan sonra, sistem güncelleme komutu (pacman -Syu) ile sürekli güncel kalma mantığına dayanmaktadır. Dağıtımın yeni bir sürümü çıktığında onun ISO'sunu indirip kurmak yerine, güncelleme yolu ile üst sürüme terfi edilmektedir.]

Arch ne kadar kendini "sade" olarak tanımlasa da, Arch Linux; Linux dağıtımları ile ilk kez tanışacaklar ya da deneyimsiz kullanıcılar için uygun bir sistem olmadı. 

Arch Linux'un sadelik tanımı; zerafeti ve sistem konfigürasyonunda "olabildiğince az" teknik karmaşayı bir arada sunmaktır. "Olabildiğince az" teknik karmaşa ile kastedilen, kolay kurulum ya da kolay kullanım değildir, gerçi kolay kullanım Arch Linux kurulumunda yardımcı olabilirdi. 

Arch grafiksel bir kuruluma sahip değildir, yükleme aşaması ise "yalnız söz konusu kullanıcıya özgü bir sistem ve optimum özellikler" sağlar. Kullanıcı, metin bazlı yükleyici ile hafif bir taban sistem kurar. Söz konusu taban sistem, yalnız "gerekli" ögeleri barındırır, bunlar; çekirdek (kernel), GNU toolchainkütüphaneler(libraries), ve birkaç araçtır.

Arch geliştiricilerinin temel felsefesi; "üst programlama standartları kullanılarak oluşturulmuş olabildiğince hafif taban sistem ve minimum kaynak kullanımı"dır. "Taban sistemin, zorunlu bileşenleri olumsuz etkileyen her türlü gereksiz birimden arındırılması, bu birimlerin temel bileşenlere ulaşımının zorlaştırılması" da bir diğer temel hedeftir.

Arch, her biriminde olabildiğince öz açıklamalara sahiptir, konfigürasyon dosyaları olabildiğince anlaşılırdır ve dilendiği anda erişime ve düzenleme yapmaya açıktır; hantal grafik birimleri kullanarak olasılıkları kullanıcıdan saklamazlar. Sonuç olarak Arch sistemler, son ve en temel bileşenlerine kadar düzenlenebilir ve değiştirilebilirdir.

Hiçbir Arch kurulumu, bir diğer Arch kurulumunun aynısı olmaz; zira Arch'ın sahip olduğu teknik zerafet, oluşan her sistemin "oluşturucusuna" yani kullanıcısına özgü olmasını sağlar. 

Dolayısıyla Arch'ın hedefi "her kullanıcıya Linux" değil, "mevcut kullanıcının tüm beklentilerini karşılayacak bir Linux"tur. Arch Wiki'de de belirtildiği gibi, Arch Linux'un "sadelik ve zerafet" olarak tanımlanması; "hiçbir gereksiz ekleme, modifikasyon ve karmaşıklık barındırmama"sındandır. -ZARİF ve MİNİMALİST YAKLAŞIM-

Yıldızları Hedefleyenlere:

Başlangıçta GNU/Linux dağıtımları "her şeyi" beraberinde getiriyordu, çünkü o zaman "her şey" dediğimiz ortam çok kısıtlıydı. 

Eskiden dağıtımların beraberinde getirdikleri arasında; oyunlar, GNU araçları, metin düzenleyiciler, e-mail programları, tarayıcılar, radyo alıcı, Apache, Samba, Maverick eklentileri ve "yıldızları hedefleyenlere" XEphem yazılımını içeriyordu. Her şey bir şekilde sistemde bulunuyordu. Birçok parçayı kullanıcı bir araya getiriyordu, her işleme cevap alınamıyordu, her ne kadar düzeltilebiliyor olsa da. 

Sonrasında ise GNU/Linux, yazılım tasarımcılarının, hobiseverlerin ve sistemin çalışması hakkında bilgisi olanların "oyun alanı"na dönüştü.

Bu değişimlerden sonra ortaya çıkan, daha modern sayılabilecek Linux dağıtımları çoğunlukla son kullanıcıyı hedefledi. Bu dönemde, göze hitap eden grafik arabirimleri ve görsel tabanlı yükleyiciler ön plana çıktı, kısacası "her kullanıcıya Linux" felsefesi genel olarak benimsendi. 

Fakat bu felsefeyi benimseyen dağıtımların dezavantajı; yazılım tasarımcılarının, hobiseverlerin ve bilgili kullanıcıların ilgisine nail olamadı. Çünkü bahsettiğimiz bu kesimden kullanıcının Linux sistemlerde arzuladığı kontrol ve esneklik, son kullanıcıya hitap etmek adına kurban edilmişti.

Arch Linux gibi dağıtımların misyonu ise işte bu noktada devreye girdi. Arch'ın hedefi kullanıcıya, kendisini eğitebileceği, öğrenebileceği ve geleceği yakalayabileceği bir platform sunmaktı

Arch'ın babası ve baş geliştiricisi Aaron Griffin'in Arch için söylediği birkaç cümle şöyle; "Arch, "kullanıcı dostu" olmak için üretilmedi. Arch, bir platform olması için üretildi - kullanıcının dilediğini gerçekleştirebileceği bir platform. Bu şu demek, biz kullanıcıyı bizim yolumuzdan gitmesi, bizim konfigürasyon araçlarımızı kullanması, bizim düşüncelerimizi taşıması için zorlamıyoruz. Bu (Arch), onların düşüncesi (rüyası) olmalı."

Kullanıcıların ne istiyorsa onu yapmasına fırsat tanıdığından olsa gerek, zaman içinde Arch tabanlı birçok varyasyon oluştu. En bilineni ArchBang, Arch temelinin üstünde Openbox pencere yöneticisi kullanarak fark yarattı. 

Yine Arch'ın, Hurd'a uyarlanması sonucu ArchHurd oluştu. 

Bundan başka denemeye değer Arch varyasyonları arasında Chakra (Arch Linux + KDE4 + Shaman ve birkaç artistik dokunuş) ve Parabola (ücretsiz bir yazılım) var.

Arch aynı zamanda diğer mimarilere de uyarlandı; ne bilineni ise ARM tabanlı işlem birimlerine uyarlanan " Arch Linux ARM" oldu.

azz sanatçısı ve bestekar Charlie Mingus'un değindiği güzel bir nokta var;
"Yalın bir şeyi karmaşıklaştırmak çok kolay ve sıradandır. Fakat karmaşığı basitleştirmek, olabileceği son seviyeye kadar sadeleştirmek; işte bu yaratıcılıktır."

Karmaşayı en aza indirmek, daha fazla imkan sunarak; kullanıcıya daha iyi bir kontrol şansı verir. Ve güce giden yolları açmak, daha fazla imkanın ve olasılığın kapısını aralar. 

Bunun da başlangıç noktası, -bir çok dağıtımın tüm gereksizlikleri gizlediği gibi-, kullanıcı-görsel arası etkileşimler ve "süper hızlı" görsel arabirimli yükleyiciler gibi son kullanıcıya hitap eden birimler değil, "en düşük (gerektiğince) sistem yapılanması"dır.

Arch, genelde KISS mantığında bir dağıtım olarak lanse edilir; burada KISS*, "Keep It Simple, Stupid" in akronim kısaltmasıdır. [*Bu açılım dilimize, "Basitleştir, Seni Aptal" olarak çevirebiliriz.] 

Bu doğrultuda Arch geliştiricileri, "Occam's Razor**" ilkesinin "varolanı -gerekmedikçe- çoğaltma" kuralını benimserler. [**Occam's Razor, Occam'ın Usturası/Jileti olarak dilimize çevrilebilir. Bu öğretiden (Wikipedia'da); cimriliğin, ekonominin ve özlülüğün yasası denerek bahsedilir. Her şeyde, gerektiği kadar olmayı ve minimali tatmin için yeterli bulmayı amaçlar.]

Arch kullanıcısının felsefesi şudur; "Eğer sistemin karmaşıklığını gizlemeye çalışırsan, sonuçta daha karmaşık bir sistem ile başbaşa kalırsın. İç birimleri gizleyecek ve gözden uzaklaştıracak ara katmanlar oluşturmak, hiçbir zaman fayda getirmez. Aksine, iç birimler hiçbir zaman 'gizlenmeye gerek duyulmayacak' şekilde düzenlenmelidirler.

Arch, hiçbir zaman gelir elde etme arzusu olmayan bir "topluluk dağıtımı"dır ve birincil amacı; büyüyen topluluğunun ve kendi temel felsefesinin beklentilerini karşılamak ve bu yöndehizmet etmektir, dolayısıyla her kullanıcının ilgisini çekmesi zaten beklenemez.

Arch topluluğu, hevesli ve dost canlısı bir topluluktur. Fakat, keskin çizgilerle belirlenmiş bir destek felsefesi vardır, bu da kullanıcının "kendine yardım etmesi"ni benimser. Bu amaçla topluluk tarafından hazırlanmış geniş kapsamlı ve faydalı dökümanlar, hem uzman hem de çaylak kullanıcıya hitap etmektedir.

Arch Linux proje yöneticisi Aaron Griffin şu mesajında oldukça açık konuşmuştur;
"Size yardım edemeyiz. Evet, bu (tamamen) felsefi bir konudur. Her Arch kullanıcısından, -kendisine yardım edebilmesi- beklenir, yani her Arch kullanıcısı raporları, yapılandırma dosyalarını ve hataları (bug) inceleyebilmelidir. Bir problemle karşılaştığınızda, önce kendinizce araştırma yapmanızı bekleriz. Bir insana yalnızca balık tutmayı öğretin, hepsi budur, devamı gelir."

Yine Aaron Griffin'in bir başka söylemi de şu şekildedir;
"Biz size öğretmen/rehber olmak, her arzu ettiğinizde bilgi vermek için burada değiliz. Eğer bir şey öğrenmek istiyorsanız; bunu birinin oturup size açıklamasını ummak yerine -kendinizi öğrenmeye hazırlamalısınız-"

Arch tamamen minimalizm sanatını ve yalınlığı temel alır, zaten bunlar da Arch'a farklılık kazandıran temel etmenlerdir. Arch, kullanıcı dostu olmayı hedeflemek yerine, kullanıcı merkezli olmayı seçmiştir.

Griffin'e göre; "Arch, asıl olarak kullanıcı konusunda endişe etmez. Evet, kullanıcı önemlidir; fakat asıl ve önemli olan sadelik ve zarafettir

Kullanıcı, bu öğretilere zarar vermediği sürece önemlidir. Buna bağlı olarak, Arch'ın sadeliğe bakışı kullanılabilirlik üzerine değil, teknik/işleyiş üzerinedir

Teknik olarak zarifliği ve hızlı gelişim ivmesine sahip olması; kolay kullanılması fakat teknik olarak vasat olmasından çok daha iyidir. Kısaca, 'Arch yolu/düşüncesi', kullanıcıya yalınlık ve tam kontrol sağlar. Her şey daha sade ve çeviktir."


KISS'e Giden Yol:

Gentoo gibi, Arch da; -kaputu kaldırıp- sistemin nasıl işlediğine bakmaktan korkmayanve sistemin iç dinamikleri ile çalışma prensipleri hakkında bilgi sahibi olmayı arzulayan, maceracı ruhlu kullanıcıların işletim sistemidir. 

Arch da Gentoo da; BSD'lerden etkilenmiş, kendilerine özgü paket ve mimari yönetim sistemleri olan dağıtımlardır. 

Ayrıca her ikisi de oluşumlarını FreeBSD port sistemine borçludurlar.

Fakat aynı zamanda, Arch ile Gentoo arasında bariz farklar da vardır. Örneğin Arch Linux paketleri, i686 ve x86-64 mimarilerine göre optimize edilmiş olarak yayımlanır ve bu paketler, geriye dönük olarak da uyumludurlar. 

Yine Arch, Gentoo'ya göre -daha az- deneyimli kullanıcıya daha yakındır ve tam işler bir Arch kurmak, Gentoo'ya göre daha kısa sürer.

Erişebileceğiniz "yükleme rehberi" yönlendirmeleri ile kuracağınız Arch, gösterdiğiniz çabaya değecektir. 

Yine Gentoo gibi, Arch da daha önce (1. bölüm) bahsettiğimiz gibi rolling release (her zaman güncel) sistemine sahiptir, siz Arch kullandıkça, Arch yeni bir kuruluma gerek kalmadan minimal güncellemeler ile kendini "son noktada" (her zaman güncel) tutacaktır. 

Arch Way (Arch Yolu)'de de bahsedildiği gibi, Arch topluluğunun benimsediği felsefe ve özgünlük anlayışı sonucu; geniş kapsamlı ve yardımcı kurulum belgeleri oluşturulmuştur.

Sonuç olarak, kullanıcı daha hafif olan ve "şişmeyen", isteklerini eksiksiz karşılayan bir sisteme sahip olur, "ne daha az ne de daha fazla". 

Pacman (Arch'ın paket yöneticisi)'e vereceğiniz -sync-*** komutu ile sisteminizi son güncellemeler ile eşleyebilirsiniz.
Onu Yalın Kılmak:

Arch, Judd Vinet'in Crux dağıtımını taban alarak oluşturduğu kişisel bir proje olarak; 2001 yılı başlarında hayat buldu. 

Crux, Arch Linux'un birçok özelliğini ve özgünlüğünü içinde barındırıyordu. 

Şöyle ki; hafif bir dağıtım olarak tasarlanan Crux, BSD tarzı girdileri/komutları kullanıyor ve "sade/yalın kıl" felsefesini benimsiyordu, tıpkı Arch gibi.

Vinet, kendisini adeta Crux'a kaptırmıştı. 

Bunu da şu şekilde açıklıyordu; "Sade, zarif, hızlı ve nasıl çalıştığını kavrayabildiğiniz takdirde kullanımı çok kolay. Ve kavramak hiç de uzun sürmüyor, çünkü her şey kendini anlatıyor. Tasarım ve yöntem gerektirmediği takdirde karışık da değil."

Fakat Crux'un gözardı edilemeyecek bir kusuru vardı. Crux "gzipped tarballs" kullanıyordu ve bağımlılık (programın çalışması için gerekli ek bileşenlere) denetimi yoktu. 

Yine Vinet'in bu konuda yorumu şu idi; "Meta-data yoktu, bağımlılık denetimi yoktu, güncelleme ve indirme dosyalarını bulabilmek çok zordu. Aynı zamanda paket düzeni de çok asgari ölçülerde tasarlanmıştı."

Vinet'in çözümü, Arch'ı geliştirmek oldu. 

Başlangıçta, yalnız bir insanın "kaşıntısını gidermek" adına başlayan (ve fazlasıyla zaman alan), tek kişilik bir proje olan Arch, yıllar içinde düzenli bir şekilde büyüdü, şimdi ise yirmiden fazla çekirdek geliştirici uzmana sahip. 

Vinet'e göre; "Arch, bildiğim her dağıtımdan hoşuma giden yönleri alıp birleştirebileceğimbir platformdu, bir miktar kendi zevklerimden eklemeyi de ihmal etmedim. Sadelik ve zerafetasıl hedefimdi."

Kaşıntıyı Yolmak:

Vinet, Crux'ta karşı karşıya kaldığı bağımlılık denetimi problemini, kendi yazdığı bir paket yöneticisi (pacman) ile bertaraf etti. 

Pacman, Arch'ın en albenili özelliği haline geldi.

"Arch Linux'u sisteminize yüklediğiniz anda, Arch günceldir. Ve güncel kalacaktır. Sadece Pacman'ı normal düzende çalıştırın. Ne yeni bir kalıp dosyası indirmek zorunda kalırsınız, ne de sistemi baştan aşağı yeniden inşa etmek..."

Ama Pacman, "paket yönetim sisteminin sadece yarısını oluşturmakta"dır. Pacman, bağımlılıkları takip eder, indirir, yükler, kaldırır ve yayımladığımız paketler ile sisteminizi güncel tutar. 

Paket yönetim sisteminin diğer yarısı Arch Build System (ABS)* dir.

[ABS, Arch Derleme Sistemi' dir. Uygulamaları kaynaktan derlemek ve paketlemek için oluşturulmuş 'ports-benzeri' bir sistemdir. FreeBSD port sistemini temel alır.]

Başka dağıtımları kullananlar, bir diğer paket yönetim sisteminin eksileri hakkında eleştirilerde bulunabilirler, fakat topluluk düzeyinde eleştiriler daima tercih ve kontrol (edebilme) hakkındadır. 

Ve Arch kullanıcıları, bunu soran herkese karşı "Pacman'i tercih ettikleri" cevabını vereceklerdir.

Vinet'e göre ise, Arch'ın en büyük artısı Pacman'dir.

"Kullanıcılar, onu seviyor. Basit dosya sistemi uzantıları, karmaşıklara nazaran daha çok benimseniyor, yine basit başlangıç ( boot) betikleri ve avantajları/sundukları da sevilen noktalar arasında."

Sadece Eğlence İçin:

Judd Vinet, 2007'de projeden çekilerek yerini/yetkilerini Aaron Griffin'e devretti. 

Aaron komutası altında gelişmeye devam eden Arch, kendini diğerlerinden ayıran felsefesi ile popüler dağıtımlar arasından yükseldi. 

Tabii ki yine, "deneyim sahibi ya da yolunması gereken kaşıntıları olan kullanıcılar" için.

Arch Linux, yönlendirici felsefesi ile yalnızca Debian ile mücadele içindedir. 

Arch geliştiricisi için "ilk öncelik, sadelik", "ikinci önceliklilerzerafet, çok yönlülük ve hız"dır. 

Sade, zarif ve çok yönlü bir sistem daima hızı sunabilmelidir, fakat hız bu bahsedilenler için feda edilebilir bir özelliktir. 

Eğer sadelik tehdit altına giriyor ise, önce hızdan feragat edilmelidir.

Tasarımdaki basitlik için ise, bahsedilebilecek her şey feda edilebilir. Var olacak sadelik, arayüzdeki sadelikten daha önemlidir.

Yine Arch'ın popülaritesini ve etkisini gösterebilecek olay ise şudur:

Raspberry Pi Vakfıeğitimci/öğretmenlere sunulacak ultra düşük maliyetli Linux bilgisayarlar için, 3 dağıtım seçeneği arasından Arch Linux ARM'yi önermiştir. (diğerler seçenekler Debian ve Fedora idi)

Griffin'in son sözlerine kulak verirsek; "Bu, yalnızca eğlence için. 

Ben sistemlerimde kullanabileceğim en iyi dağıtımı üretmek için çalışıyorum, benimle aynı şekilde düşünen ve aynı şeyleri isteyen insanlar ile arzularımız kesişiyor

Diğer türlü bu kadar mükemmel bir geliştirici ekibimiz ve topluluğumuz olmazdı."

Kaynak: h-online.com

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile